Yaşlanmamak için! Mutlaka okuyun

yaşlanmamak için ne yapmalı 300x169 Yaşlanmamak için! Mutlaka okuyun

 

Yaşlanmamak için önemli öneriler
Sevgili modarehberi.org okurları yaşlanmaktan kurtulmanın bir yolu yok . Ancak yaşlanmanın gözle görülen etkilerini azaltmak mümkün işte sizin için önerilerimiz.

Güzel bir vücut ancak düzenli spor ile mümkün olur. Düzenli yürüyüşler, koşma gibi aktiviteler zinde kalmanızı sağlayacaktır. Araştırmalar düzenli olarak yürümenin bilişsel sorunları da önlediğini göstermektedir.

Omega-3 yağ asitleri antienflamatuar özellik gösterir ve kalbi korur. Bu yağ asitleri açısından çok zengin olan somon, alabalık ve sardalye tüketmeye özen gösterin.Bunu nasıl yaparsınız en önemli besin kaynagı deniz ürünleri .

Demledikten sonra soğuttuğunuz çay paketlerinizi gözlerinize koymak mor halkalar ve şişkinlikten kurtulmanızı sağlar. Bu tür ev yapımı doğal tedavi yöntemleriyle güzelliğinizi pekiştirebilirsiniz.

Kırışıklıkların en büyük düşmanı nemdir. Cildinizi nemlendirdiğiniz takdirde kırışıklıkları büyük ölçüde önlemiş olursunuz. Güneş gözlüğü kullanmayı ve güneş koruyucu faktör içeren kremleri sürmeyi de unutmayın.Cildin dogrudan güneş ışınlarından korumak önemli.

Sigara içmek cildi yaşlandırdıgı araştırmalar sonucunda elde edilmiş bilgidir.Sigara içenlerin cildi çok daha çabuk yaşlanır. İçerisindeki kanserojenler ve katran sadece iç organları değil cildi de olumsuz yönde etkiler.

Cilt hücreleri için önemli olan diger etken ise Vitaminlerdir.Sağlığa iyi gelmenin yanı sıra yaşlanmaya karşı da etkilidir. E, C ve A vitaminleri hücrelerin genç kalmasını sağlar, bağışıklık sistemini destekler ve radyasyon gibi kötü etkisi bulunan faktörlere karşı vücudu savunur.

Moda Haberleri kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kişiye özel koku

kadinlarin dogal kokusu erkekleri cekiyor2box Kişiye özel kokuYaklaşık 3 yıldır kişiye özel koku tasarımı yapan Bihter Türkan Ergül, tarihi bilgiler ışığında Kanuni Sultan Süleyman, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Abdülhamit gibi padişahların kokularını hazırladı.

Sosyal bilimler mezunu olan ve yaklaşık 15 yıldır kokuyla ilgilenen ancak 3 yıldır butik olarak kişiye özel koku hazırlayan Ergül,   kişiye özel koku tasarımının çocukluğundan bu yana ilgi gösterdiği bir alan olduğunu belirtti.

Annesinin bu ilgisini fark etmesi üzerine Ermeni bir yakınlarının koku dükkanına okuldan sonra yaz aylarında gittiğini, burada kokularla ilgili derin bilgiler öğrendiğini dile getiren Ergül, üniversite yıllarında da kokularla ilgilenmeye devam ettiğini ve eğitim aldığını ifade etti.

Ergül, kişiye özel koku tasarımının dünyada çok yaygın, ancak Türkiye’de çok yeni gelişen bir saha olduğunu kaydetti. Yaptıkları işin kozmetik olmadığını, çünkü kozmetiğin başlı başına parfüm olduğunu söyleyen Ergül, yaptıkları işin doğal özleri bir araya getirerek kişinin kokusunu bulmak olduğunu, bu nedenle parfüm yapmadığını, koku yaptığını, parfümün özel bir kimya bilgisi gerektirdiğini anlattı.

Kokularda kullandıkları ürünlerin tamamen organik olduğunu, cilde zarar vermediğini dile getiren Ergül, lilyum, köknarı, rezene, siyah orkide, turunçgiller, menekşe, frenk üzümü, vanilya gibi 2 bin 500 çeşit meyve ve baharat karışımı ürünleri kullandıklarını kaydetti.

“Kokuyu belirleyen aslında bizim ten salgımızdır”
Ergül, kişiye özel koku yapmak isteyenlerin ilk olarak yaş, cinsiyet, yeme-içme alışkanlıkları, uyku düzeni, su, süt ve et tüketimi sigara ve içki kullanımı gibi kişisel soruların bulunduğu formları doldurduğunu belirterek, çünkü kişisel alışkınlıkların ten salgısını etkileyen faktörler olduğunu bildirdi.

Ergül “Birinde bir parfüm beğeniriz, gidip alırız, ancak diğerin de durduğu gibi biz de durmaz. Çünkü bizim ten salgımız farklı olduğu için kokunun bizdeki duruşu değişik olacaktır. Kokuyu belirleyen aslında bizim ten salgımızdır” diye konuştu.

Tarihe büyük bir ilgi duyduğunu ve profesyonel olarak yaptığı kokuyu tarih ile birleştirmek amacıyla 3 yıl önce Topkapı Sarayı’ndaki arşivlere ulaşmak için bir çalışma içerisine girdiğini dile getiren Ergül, sarayda arşivlerle ilgilenen bir heyetle çalıştığını anlattı.

Osmanlı’daki koku seçimi
Osmanlı sultanları ve eşleri hakkında çok sayıda kitap okuduğunu belirten Ergül, şunları kaydetti:”Bu çalışmamda padişahların ve eşlerinin hangi kokuları kullandığını tespit ettik. Osmanlı arşivi çok zengin. Günlük olarak arşiv tutmuşlar. Mesela, Hürrem Sultan ıhlamur, yasemin, lavanta, gül ve karanfil, Yavuz Sultan Selim kehribar ve tatlı kokular, Kanuni Sultan Süleyman sedir ve sandal gibi yoğun ve baskın kokular, Abdülhamid ise çiçek ve mimoza kokularını kullanmış. Ben de bu tarihi bilgiler ışığında ve bu bilgilerden yola çıkarak padişahların kokularını tasarladım. Örneğin, Hürrem Sultan’ın kişiliği, tarihi duruşu, yeme alışkanlıklarından yola çıkarak, acaba bu zaman da yaşasaydı ne kullanırdı diye düşündüm. Bu şekilde kokularımı tasarladım.

Her padişah kendi karakterine uygun kokuları seçmiş. Koku seçimlerinde ise padişahların siyasi ve politik duruşu etkili. Abdülhamid’in kullandığı mimoza kokusunun karakterine bakıldığında çok değişken, hareketli ve sabırsız ve alternatif üreten bir yapısı var. Bunları bir araya getirdiğimiz de 2.Abdülhamid’in karakterine uygun kokuyu bulabiliyorsunuz. Hürrem Sultan çok otoriter ama bir o kadar da anaç ve dişiliği ön planda kullanmış. Hürrem Sultan her hafta 70 gram lavanta ile ayak masajı yaparmış. Bastığı yerlerde o taze koku kalırmış. Padişahlar, kokularını seçerken, hem kendi karakterlerine hem de siyasi tutumlarına dikkat etmiş.”

“Tüm padişahların kokusunu yapmak istiyorum”
Osmanlı sarayında kokuların simyacılar tarafından yapıldığını dile getiren Ergül, aslında kokunun sadece ten üzerinde değil hamamlarda, saraylarda ve özellikle tedavi amaçlı olarak Osmanlı’da yoğun olarak kullanıldığını tespit ettiklerini kaydetti.

Yaptığı kokulara patent almak amacıyla Türk Patent Enstitüsüne başvurduğunu belirten Ergül, yakın bir süre önce Hürrem Sultan’ın tasarladığı kokusunu “Hürremisk” adı altında patentini aldığını söyledi.

Patent yasasına göre tarihe yön veren kişilerin isimlerin aynısını kullanmanın mümkün olmaması dolayısıyla farklı bir ad altında başvuru yaptıklarını ifade eden Ergül, “Yavuz Sultan Selim’in patentini ’Sultan Selim’ altında aldık. Kanunu Sultan Süleyman’ın ’Muhteşem Süleyman’, 2.Abdülhamid’i ’Abdülhamid’ olarak başvurusunu yaptık. Ancak halen cevap gelemedi. Mihrimah Sultan ve Hatice Sultan kokularını da tasarladık. Önümüzdeki günlerde Barbaros Hayrettin Paşa, Mimar Sinan’ın da kokularını yapacağız. Şu anda devam eden bir projemiz var. Harem’deki valide sultan ve gözdelerin kullandığı kokuları hazırlamak. Bunu da ’Harem’ koleksiyonu kapsamında başvurusunu yaptık. Tüm padişahların kokusunu yapmak istiyorum” dedi.

Atatürk, Kleopatra, Sezar, Napolyon kokuları sırada
Butik olarak kalmayı planladıklarını, bu üretimi seri üretim boyutlarına getirmeyi istemediklerini belirten Ergül, şunları söyledi: “İleri dönemlerde tarihe mal olmuş kişiler olan Kleopatra, Sezar, Napolyon, I. Elizabet gibi dünya karakterlerinin kokularını yapmak istiyorum. Bununla ilgili derin bir tarihsel araştırma yapacağım.

Bunun dışında içerisinde susam yağı ve gülün bulunduğu tamamen organik olan ve Hürrem Sultan’ın kullandığı kremi ’Aşk-İksiri’ adı altında hazırladık. Bunun da patent başvurusunu yaptık. Ayrıca Ulu Önder Atatürk’ün kullandığı ıhlamur, yasemin ve lavanta kolonyalarından esinlenerek bir koku hazırlamayı tasarlıyorum.”

Moda Dünyası kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Çalışan Kadın Nasıl Giyinmeli?

bayan takim elbise cesitleri Çalışan Kadın Nasıl Giyinmeli?

Kadınların çalışma hayatındaki yeri gün geçtikçe daha sağlam temellere dayanıyor. Yani kadınlar yavaş yavaş BEN DE VARIM! demeyi öğreniyor.

Peki çalışan kadın nasıl giyinmeli? Bununla ilgili öyle çok kesin kesin kurallar olmamakla beraber, kadınların çalıştıkları yerin yazılı ya da sözlü kuralları ile belirleniyor. Ya da etrafınızda sizden önce o iş yerinde çalışmaya başlamış olan kadınları modellemeye başlıyorsunuz. Çalıştığınız yerde sanatsal bir faaliyet yürütülüyorsa, burası bir atölye, bir gazete ya da dergi ise giyim konusu çok daha esnek oluyor. Oysa yönetici kadrosunda bir kadınsanız, ya da bürokrat bir kadınsanız ya da büyük bir şirkette üst düzey bir asistansanız, o zaman işiniz biraz daha zor gibi görünüyor. Ekonomik koşullarınızı da göz ardı etmeden, şık olabilecek misiniz? İşte size bir kaç ip ucu;

takim elbiseler Çalışan Kadın Nasıl Giyinmeli?

- Az ama iyi yani kaliteli parçalara para harcamalsınız.

- En fazla giyeceğiniz, bir takım elbiseniz olmalı ve takımda çeşitlilik yaratmak adına içine mutlaka iki farklı bluz satın almalısınız. Bu sizin zevkinize kalmış, ister pantolonlu bir takım satın alın, isterseniz de etekli bir takım… Etekli tercih edecekseniz eğer, gün içinde hareketlerinize engel olmayacak bir model tercih etmelisiniz.

- Giysilerinizi üzerinize denemeden sakın satın almayın. Vitrinde görüp çok beğendiğiniz bir giysi üzerinizde hiç de hoş durmaya bilir.

- Seçeceğiniz kıyafetlerin kumaş cinsinin sentetik değil, sentetik karışımlı kumaşlar olmasına özen görsterin. Karışımlı kumaşlar buruşmayacağından, özellikle iş seyehatlerinizde çok işinize yarayacaktır.

- Kıyafetlerinizi profesyonellere yakışır biçimde seçin, ödeyeceğiniz bedelden kaçınmayın. Unutmayın, profesyonelce yapılan bir işte ödenen her bedele değer.

- Yazın sizi rahat ettirecek, terletmeyecek, kışın da üşütmeyecek kıyafetler tercih edin ki; hareket etmenize mani bir durum ortaya çıkmasın.

- Her zaman en pahalı kıyafet en güzel kıyafet değildir. Bunu unutmayın! Kendinize yakışan, kaliteli ve iş yerinizin kurallarına aykırılık arz etmeyen kıyafetler tercih edin.

- Kıyafetlerinizin renklerini ten renginize uygun olarak seçmenizde büyük yarar var.

Önemli olan sizin kıyafetinizin içinde kendinizi iyi hissediyor olmanızdır. Sizi rahatsız eden kıyafetlere servet ödemekten vazgeçin…

 

 

Moda Dünyası kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Selülite Son Verin !

selulit nedir 300x150 Selülite Son Verin !

 

Sevgili modarehberi.org Kullanıcıları;

Yiyecek ve içeceklerden destek alarak, dar pantalonlar giymeyerek,tuzu az kullanarak portakal görünümünden kullanabilirsiniz.İşte selülit müzadelenizi kolaylaştıracak 10 pratik öneri.

Bölgesel incelme için mezoterapi

Mezoterapi nedir?

Selülitli bölgelere çok ince iğnelerle ilaç verilir. Bu ilaçlar yağ bloklarını kırarak kan dolaşımını hızlandırır. Cilt altında yağ hücrelerini sıkıştıran, dolaşımı bozan sıvı atıklarını vücuttan atar. Toplardamarlarının duvarlarındaki gevşeme ve geçirgenlik artışını da düzeltir. Bunun sonucunda yeni selülit oluşumu engellenir.

Nasıl uygulanır?

Tabanca benzeri bir cihazın içindeki ince uçlu iğnelerle orta deriye ilaç enjekte edilir. Tedaviden sonra kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum yaşanmaz ancak bazen iğne yerlerinde küçük morluklar görülebilir.

Hangi bölgelere uygulanabilir?

Bacaklar, kollar ve karın bölgesinde kullanılabilir. Ayrıca zayıflamaya rağmen bazı bölgelere yerleşen, verilmesi zor kilolardan kısa ve pratik yoldan kurtulmayı sağlar.

Kaç seans sürüyor?

Genellikle 8^ 12 seansta tamamlanır. Her seans 30 dakikadan oluşur.

Ne kadar inceltiyor?

Bir aylık sürede 1 ya da ya 2 beden incelme hedeflenir.

Nelere dikkat edilmeli?

Aynı gün kozmetik ürünler kullanmamalı, işlemin ardından 12 saat geçinceye dek banyo ve duş yapılmamalı. Güneşten 48 saat korunmaya ve havuza girmemeye özen gösterilmeli.

Kimlere uygulanamaz?

Mezoterapi hamileler, emzirenler, diyabet ve kanser hastaları, iyota karşı alerjisi olanlar, kan sulandıran etkiye sahip ilaç tedavisi görenler ve cilt döküntüleri olanlar için sakıncalı.

Aşağıdaki videoda güzellik uzmanı tarafından selülitin nedenleri ve selülitten kurtulmak için neler yapabileceğimizi açıklıyor. Kan dolaşımı ve hormonların etkisi selülitin başlıca nedenleri arasında olduğunu açıklıyor.

Moda kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yaz aylarında cildimizi güneşten nasıl korunmalıyız ?

Calzedonia Maviruj 5 Yaz aylarında cildimizi güneşten nasıl korunmalıyız ?Vücudumuzu dış etkenlerden koruyan derimiz, yaz aylarında güneş sonrası kurumakta, sertleşmekte ve daha fazla bakıma gereksinim duymaktadır. Yazın artan ter salgısı, kuruyan ve sertleşen deriden bazen dışarıya boşalamayarak deri altında isilik dediğimiz kabartılara yol açmaktadır.

Ayrıca yağlı ciltlilerde yazın gözeneklerin tıkanması, akne (sivilce) oluşumuna veya artışına neden olabilmektedir. Bu problemleri engellemenin en kolay yolu sık sık yıkanmak, derimizin gözeneklerini açık tutmaya çalışmaktır. Ancak su ve sabun da cildimizin kurumasına neden olan diğer faktörlerdir. Bu nedenlerle yaz aylarında suyun ve güneşin kuruttuğu derimizi uygun nemlendiricilerle sürekli nemlendirmek gerekmektedir.
Daha çok, hassas ve kuru derili çocukların yüzünde yaz aylarında açık renkli, hafif kepekli lekeler oluşturmaktadır.Bunların da engellenmesi ve tedavi edilmesi derinin güneşten korunması ve nemlendirilmesi ile mümkün olmaktadır.

Kalınlaşan yağlı deri bölgelerine asit salisilik, retinoik asit içeren losyon veya jel formunda deri incelticiler uygulamak isilik ve sivilce oluşumunu önleyebilir. Eğer cildimizde isilik veya sivilce oluşursa antibiotikli losyon veya jeller, bazen de bazı sistemik ilaçlar gerekebilir.

Kuruyunca gövde, kol ve bacaklara, daha çok lastik asit ve üre içeren yağlı losyonlar, kremler; ayaklara ise vazelin ve asit salisilik içeren merhemler uygulamak deriyi rahatlatacaktır.

GÜNEŞ LEKELERİ

Yaz aylarında güneşten gelen ultraviyole ışınları, deride değişik lekeler oluşturmaktadırlar. Bunlar:

1- Çiller: Özellikle yüze yerleşen küçük kahverengi lekelerdir. Kışın azalırlar.

2- Lentigolar: Güneş gören yerlerde oluşan çillerden daha büyük ve kışın gerilemeyen kahverengi lekelerdir. Karaciğer lekeleri de denmektedir. Açık renk derililerde, sarışınlarda ve orta yaş üstünde daha sık görülmektedir.

3-Açık renkli lekeler(hipomelenoz): Kol ve bacakların alt kısımlarında görülürler. Birkaç milimetre çaplı, yuvarlak ve açık renk lekelerdir.

4-Melazma (kloazma): Çeşitli nedenlerle ışık duyarlılığı(fotosensitivite) olan kişilerde yüzde oluşan yaygın koyu renkli lekelerdir. Işık duyarlılığı yapan nedenlerin en sık görülenleri: gebelik, bazı ilaçlar(doğum kontrol hapları, sakinleştirici, idrar söktürücü, antibiyotik, ağrı kesicilerden bazıları), bazı besinler (havuç, kereviz, dereotu, limon, bergamut, baklagiller, incir)dir.

5-Bitki lekeleri: Fitofotodermatit denilen, deri reaksiyonu nedeniyle bazı bitkilerin deriye temas ettiği yerde güneş görünce oluşan ekzama(dermatit) sonucunda kahverengi lekeler ortaya çıkmaktadır. Bu lekeler bitkinin deriye temas ettiği yerleri aynen gösterir. Bu lekelere en sık neden olan bitki ve meyveler incir ve çimendir.

6-Parfüm lekesi: Parfüm, kolonya ve bazı kozmetiklerin deriye temas ettiği yerlerde güneş ışınları kahverengi lekelere neden olurlar.

Bu lekelerden korunmak için en az 30 faktörlü güneş koruyucular, gün boyu 3-4 saat arayla ve suya girdikten sonra kullanılmalıdır.

Lekelerin tedavisinde; duruma göre bazı soldurucu kimyasal maddeler (Kojikasit, hidrokinon, azelaik asit), soyucu asitler (glikolikasit, salisilikasit, retinoikasit, triklor asetikasit, fenol), lazer ve krioterapi kullanılabilmektedir.

Moda Haberleri kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yıpranan saçları canlandırmak

yıpranan saçlar Yıpranan saçları canlandırmakSıcak hava, soğuk hava,  deniz, rüzgar, boyalar saçlarımızı yıpratmaya bunlardan bir tanesi bile yetip artabiliyor.Peki bu durumda saçımızı mı kestirmeliyiz? Büyük paralar karşılığı bakımlar mı yaptırmalıyız ? Tabiki hayır! evimizde kendi yöntemlerimiz ile bunların çözümü oldukça basit! İşte yıpranan saçları canlandırmak için yapmamız gerekenler;
Problem 1: Güneşin saçınızı yakması

Tereddütsüz son 100 yıl içindeki en iyi saç stilisti Phillip Wilson, yaz aylarında saçın en büyük düşmanının güneş olduğunu söyledi. Wilson, “Bu evrensel bir sorundur. Güneş saça zarar verir” dedi.

Saçlarınızı yazın korumak için SPF spreyler öneriliyor. Bu spreyin hem saçları koruduğunu hemde kanser riskini azalttığını belirtiliyor. Aynı zamanda yaz aylarında şapka kullanmakta saçlarınızı güneşten korumak için bir alternatif.

Problem 2: Yeşil saçlar

Eğer yüzme havuzu düzenli bir şekilde devir daim olmuyorsa bazı metaller saçımıza sızabilir.

Özellikle sarı gölgeli saçlarda hafif renk değişiklikleri olabilir. “Klor bir kabustur” diyor saç stilisti Wilson. Böyle durumlarda pH değeri 3.5 olan pH dengesini koruyucu ürünler tavsiye ediyor. Bu ürünler saçınızın renginin yeşile doğru dönüşmesini engellemek için bir bariyer oluşturuyor.

Yine de tedbirli olmak için havuza ya da denize girmeden önce saçımızı durulamamız öneriliyor. Eğer bu işlemi yaparsak temiz su saça bazı metal ve kimyasalların anında yapışmasını engelliyor.

Problem 3: Saçınızın Yapısını değiştirmek için kimyasal kullanmak http://www.rujlu.com

Yeni Saç Modelleri kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bu senede French Manikür Moda !

french oje manikür Bu senede French Manikür Moda !

Bu yazın trendi klasik french manikürü evde kendiniz de kolayca yapabilirsiniz.
Manikür
Tırnaklarınızı temizledikten sonra elinize yumuşatıcı bir krem uygulayın. Böylece elleriniz nemlendirilmiş, tırnaklarınız da canlandırılmış olur.

Tırnaklarınızı orijinal şekline sadık kalarak törpüleyin: Oval, kare veya yuvarlak.
Yumuşak bir törpü kullanın, sert törpüler tırnakları bozar. “Git gel” şeklindeki törpülemeden kaçının. “Dıştan içe” doğru törpülemeye çalışın.

Dört yüzeyli bir törpüyle tırnaklarınızın çiziklerini yok edecek şekilde yüzeyini düzeltin.

Manikür çubuğunun ucuna (tahtadan yapılmış çubukları tercih edin) pamuk dolayarak oksijenli suya batırın ve tırnağınıza doğru uzamış olan etlerinizi iterek yumuşatın. Bir manikür pensiyle bu ölü etleri düzgünce kesin.

Manikürü, tırnaklarınıza kalsiyum bazlı bir kuvvetlendirici sürüp kurumaya bırakarak bitirin.

French
Manikür elleri son derece bakımlı gösteren bir manikür ve oje uygulama stilidir.

Tırnaklarınızı kısa ve küt olarak olarak törpüleyin.

Tırnaklarınızı kuvvetlendirmek ve ojenizin ömrünü uzatmak için bir kat renksiz kuvvetlendirici uygulayın.

Tırnağınızın beyazına (uç kısmına) bir kat beyaz mat oje sürün. Bu işlemin kolayca yapılması için kendinden yapışkanlı bir kağıtla tırnağınızın geri kalanını kapatabilirsiniz.

Bir pamuklu çubuğu hafifçe asetonla ıslatıp taşırdığınız kısımları temizleyin.

Uç kısımlara uyguladığınız beyaz ojenin tamamen kuruduğundan emin olduktan sonra, tırnağınızın tümüne pembe, bej veya açık mor gibi natürel renkte bir oje sürün.

Kurumaya bırakın ve diğer elinize geçin.

2012 Gelinlik Modelleri, Moda, Moda Dünyası kategorisine gönderildi | , , , , , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın